Detaylı bilgi için +90 542 381 3868'i arayın.
Dubai’de çalışan veya investor (partner) oturumuna sahipseniz, BAE’de (Birleşik Arap Emirlikleri) uzun süreli bir statünüz varsa, ABD vizesine Dubai üzerinden başvuru yapmak çoğu kişi için pratik ve doğru bir alternatiftir. Dubai’den Amerika vizesi başvurusu özellikle randevu bulunabilirliği, başvuru sürecini tek bir ülkede yönetebilmek ve gerekli evrakları yerel düzen üzerinden sunabilmek gibi nedenlerle, “Dubai’den ABD vizesi almak” özellikle Türk Vatandaşları için daha tercih edilir bir yöntem olmuştur.
Bu rehberde Türk vatandaşları için Dubai’den ABD vizesi başvurusunu yapma süreçlerini tüm detaylarıyla Dubai'de yaşayan çalışanlarımızdan elde edindiğimiz bilgiler doğrultusunda aşağıda detaylandıracağız: hangi vize türlerine başvurulabilir, DS-160 formu nasıl doldurulur, Dubai/Abu Dhabi randevu adımları nelerdir, mülakatta neler sorulur, hangi belgeler gerekir, kaç günde çıkar ve red riskini nasıl azaltırsınız gibi detaylar sizi bekliyor.
Evet. Türk vatandaşları, Dubai veya Abu Dhabi’deki ABD temsilcilikleri üzerinden başvuru yapabilir. ABD vize sistemi, başvurunun mutlaka vatandaşlık ülkesinden yapılmasını zorunlu kılmaz. Ancak “üçüncü ülkeden başvuru” durumunda, başvuru sahibinin bulunduğu ülkedeki statüsü, bağları ve belge düzeni daha dikkatle değerlendirilebilir.
Dubai’den başvuru yaparken en önemli konu, BAE’de bulunma nedeninizin ve statünüzün net olmasıdır. Çalışma izni/oturum, öğrenci statüsü, uzun süreli ikamet gibi unsurlar başvuruyu daha sağlam bir zemine oturtur. Kısa süreli turist statüsünde başvuru yapmak teknik olarak mümkün olsa da pratikte daha fazla soru işareti yaratabilir.
“Şart” demek doğru olmaz; fakat çoğu başvuru sahibi için BAE’de yasal ve sürdürülebilir bir statüye sahip olmak önemli bir avantajdır. Dubai oturumu (residence) bulunan başvurularda, konsolosluk başvuruyu değerlendirirken kişinin BAE’deki iş/okul düzenini, gelirini ve geri dönüş planını daha somut şekilde görebilir.
Oturumunuz yoksa başvurunuz otomatik olarak reddedilmez; ancak süreçte daha fazla açıklama yapmanız gerekebilir: Dubai’de bulunma amacınız, kalış süreniz, Türkiye’ye/BAE’ye bağlarınız ve seyahat planınız gibi unsurlar daha kritik hale gelir.
Bu bölüm vize rehberinin doğrudan “ABD vizesi” kısmı olmasa da, Dubai’den başvuru planlayanlar için sık sorulan bir konudur. BAE’de oturum genellikle bir işveren sponsorluğu (çalışma vizesi), şirket kurma/serbest bölge lisansı, aile sponsorluğu veya eğitim kurumu sponsorluğu gibi yollardan alınır. Hangi yolun size uygun olduğu; mesleğinize, bütçenize ve Dubai’deki planınıza bağlıdır.
Burada önemli nokta şudur: ABD vizesi açısından bakıldığında “oturumun nasıl alındığı” kadar, oturumun yasal, güncel ve belgelenebilir olması önem taşır. Başvuru sürecine girmeden önce BAE’deki statünüzü netleştirmeniz, evrak hazırlığını kolaylaştırır.
Dubai’den en sık başvurulan ABD vizesi türü B1/B2’dir. B1 iş amaçlı kısa süreli ziyaretleri (toplantı, fuar, konferans, iş görüşmesi gibi), B2 ise turistik seyahatleri ve aile/arkadaş ziyaretlerini kapsar. Çoğu zaman konsolosluk bu iki kategoriyi birlikte değerlendirir ve pasaporta B1/B2 olarak basar.
Evet. ABD’ye gezi, tatil, şehir turu, alışveriş, aile/arkadaş ziyareti gibi turistik amaçlarla gidecek kişiler için B2 (çoğunlukla B1/B2) uygun kategoridir. Burada belirleyici olan nokta; seyahat amacınızın net olması, masrafları nasıl karşılayacağınız ve seyahat sonunda geri döneceğinizi ikna edici şekilde gösterebilmenizdir.
İş toplantısı, fuar, konferans veya kısa süreli mesleki etkinlikler için B1 kapsamı uygundur. ABD’de bir şirketten davet almanız veya konferans kaydınız olması artı değer sağlayabilir. Yine de en kritik konu, ABD’de çalışmaya başlamayacağınızı ve seyahatin geçici olacağını net göstermenizdir.
ABD’de bir eğitim kurumuna kabul aldıysanız (dil okulu, üniversite, sertifika programı gibi), F1 öğrenci vizesi gündeme gelir. Dubai’den F1 vizesi başvurusu, BAE’de yaşayan Türk öğrenciler arasında oldukça yaygındır. Bu kategoride belgeler daha “kurallı” ilerler; kabul belgesi ve finansman kanıtı belirleyicidir.
Öğrenci vizesinde süreç genellikle okul kabulü (ve SEVIS kaydı) tamamlandıktan sonra başlar. Randevu alırken vize türünü doğru seçmek, okul belgelerinin orijinal/dijital formatlarını hazır etmek ve finansman planını net sunmak önemlidir. F1 mülakatlarında eğitim amacınız, planınız ve geri dönüş niyetiniz sıklıkla sorgulanır.
F1 vizesinin temel belgesi I-20’dir. I-20 üzerinde okul bilgileri, program süresi, tahmini maliyet ve öğrenci bilgileri yer alır. Mülakatta I-20, kabul mektubu, ödeme planı/burs yazısı, sponsor belgeleri ve banka dökümleri gibi evraklar sıkça talep edilir.
ABD’de çalışmak veya belirli programlara katılmak için farklı vize kategorileri bulunur. Bu kategoriler genelde daha spesifik şartlara bağlıdır ve çoğu durumda ABD’deki kurum/işveren tarafından süreç başlatılır.
H1B gibi çalışma vizelerinde, ABD’deki işverenin sponsorluğu ve belirli prosedürlerin tamamlanması gerekir. Dubai’den başvuru aşaması genellikle, onay süreçleri tamamlandıktan sonra konsolosluk mülakatına dayanır. Bu vize türleri için “başvuru süreci” B1/B2’ye göre daha uzun planlama gerektirir.
J1 vizesi; değişim programları, staj/trainee, araştırma, akademik değişim ve bazı kültürel programlar için kullanılan bir kategoridir. Program sponsorunun verdiği belgeler (ör. DS-2019) kritik rol oynar. Dubai’den J1 başvurularında da aynı temel mantık geçerlidir: programın gerçekliği, finansal plan ve geri dönüş niyeti.
DS-160, ABD’nin göçmen olmayan vize başvurularının temel formudur. Formda kimlik bilgilerinizden seyahat planınıza, iş geçmişinizden eğitim bilgilerinize kadar pek çok detay istenir. DS-160’ı doldururken en önemli kural: tutarlılık. Formdaki bilgileriniz pasaportunuzla, iş/oturum belgelerinizle ve mülakat sırasında söyleyeceklerinizle aynı çizgide olmalıdır.
DS-160 içerisinde başvurunun yapılacağı temsilcilik/ülke seçimi, randevu sisteminizle uyumlu olmalıdır. Dubai’den başvuracaksanız BAE’yi ve ilgili konsolosluğu doğru seçmeniz gerekir. Ayrıca formdaki iletişim bilgilerinizi (Dubai adresi, telefon, e-posta) doğru girmek, randevu/teslim süreçlerinde sorun yaşamamanız için önemlidir.
DS-160 tamamlandıktan sonra başvuru portalı üzerinden hesap oluşturulur ve MRV (vize başvuru) ücreti ödenir. Ödeme adımları ülkeye göre değişmektedir. Ücret ödendikten sonra randevu takvimi açılır ve uygun tarih seçimi yapabilirsiniz.
BAE’de ödeme seçenekleri dönem dönem güncellenebilir. Bu nedenle ödeme ekranındaki güncel yöntemleri esas almak gerekir. Ödemeyi tamamladıktan sonra makbuz/ödeme onayı gibi belgeleri kaydetmek, olası sistem hatalarında işinizi kolaylaştırır.
Ödeme tamamlandığında randevu takvimi üzerinden Dubai veya Abu Dhabi için uygun tarihleri görebilirsiniz. Yoğun dönemlerde randevu bulmak zorlaşabileceği için, sistemde yeni tarihlerin açıldığı saatlerde kontrol etmek işe yarayabilir. Ayrıca, randevu tarihini seçmeden önce seyahat planınızı “esnek” tutmak genelde daha doğrudur.
BAE’de ABD vizesi görüşmeleri Dubai veya Abu Dhabi’de yapılabilir. Hangi temsilciliğin sizin için daha uygun olduğu; randevu bulunabilirliği, ikamet adresiniz ve zaman planınıza göre değişir. Temel kural: DS-160 ve randevu bilgileri birbiriyle uyumlu olmalı; temsilcilik seçimi son dakika panikle yapılmamalıdır.
Dubai’de yaşıyorsanız Dubai daha pratik olabilir; Abu Dhabi ise randevu yoğunluğuna göre avantaj sağlayabilir. Bazı dönemlerde bir temsilcilikte daha erken randevu bulunabilir. Burada önemli olan, “kolay onay” beklentisiyle değil, lojistik ve takvim gerçekliğiyle seçim yapmaktır.
Bekleme süreleri dönemsel olarak değişir. Tatil sezonları, okul başlangıç dönemleri ve küresel yoğunluklar randevu takvimini etkileyebilir. Randevu bekleme süresini etkileyen bir diğer unsur da başvuru türüdür (B1/B2, F1 vb.). En doğru yaklaşım, randevu almadan önce zaman planınızı gerçekçi kurmaktır.
ABD göçmen olmayan vize başvurularında asıl kritik adım mülakattır. Konsolosluk görevlisi, birkaç dakika içinde seyahat amacınızı, finansal durumunuzu ve geri dönüş niyetinizi anlamaya çalışır. Bu nedenle hazırlık; ezber cevaplardan çok, net ve tutarlı bir hikâye kurabilmektir.
Konsolosluk girişlerinde güvenlik prosedürleri sıkıdır. Elektronik eşyalar, büyük çantalar ve bazı kişisel eşyalar kısıtlanabilir. Randevu gününde ek stres yaşamamak için mümkün olduğunca sade hazırlık yapmak ve zamanında orada olmak önemlidir.
Mülakat sonrası vize onaylanırsa pasaport genellikle dağıtım noktaları aracılığıyla size iletilir. Bazı durumlarda ek inceleme (administrative processing) süreci devreye girebilir ve teslim süresi uzayabilir. Bu yüzden acil uçuş planlarını mülakat tarihinin hemen sonrasına sıkıştırmamak sizin için daha doğru olur.
Onay süresi başvuru yoğunluğuna, güvenlik kontrollerine ve dosyanızın niteliğine göre değişebilir. Mülakat esnasında size verilen bilgilendirmeyi dikkate alın; ayrıca sistemden durum takibi yapmayı alışkanlık haline getirin.
Pasaport teslimi çoğunlukla kurye veya belirli teslim noktaları üzerinden yapılır. Randevu ekranında seçtiğiniz teslim yönteminin, Dubai’deki adresinizle uyumlu olduğundan emin olun. Adres değişiklikleri bazen gecikmelere yol açabilir.
Mülakat çoğu zaman İngilizce ilerler; ancak temsilcilikteki uygulamaya göre farklı dil opsiyonları değişken olabilir. Yine de en güvenli yaklaşım, temel sorulara İngilizce kısa cevap verebilecek düzeyde hazırlanmaktır. İngilizce seviyeniz sınırlıysa, bunu yönetmenin yolu uzun cümleler kurmak değil; kısa, net ve doğru bilgi vermektir.
Çoğu başvuruda tercüman bulunmaz. Bu nedenle “tercümanla çözerim” yaklaşımı yerine, temel sorulara hazır olmak daha gerçekçidir. Eğer özel bir durumunuz varsa (sağlık vb.), prosedürler için temsilciliğin kurallarını incelemek gerekir.
Mülakatta soru sayısı az olabilir; ancak sorular doğrudan ve hedefe yöneliktir. Amacı, ABD’ye neden gidiyorsunuz, masrafları kim karşılayacak ve geri dönecek misiniz sorularını hızla yanıtlamaktır.
Güvenilir profil demek “kusursuz evrak” demek değildir. Asıl mesele; belgelerinizin mantıklı bir bütün oluşturmasıdır. Dubai’deki işiniz, geliriniz, oturumunuz ve ABD seyahat planınız birbirini desteklemeli. Çok iddialı ama belgesiz bir plan yerine, gerçekçi ve doğrulanabilir bir plan daha iyi sonuç verir.
DS-160 formu, mülakat cevaplarınızın temelidir. Formda yazmadığınız bir detayı mülakatta “hatırladım” diye eklemek bazen kafa karıştırabilir. Bu yüzden formu göndermeden önce kontrol etmek, mülakata girmeden önce DS-160’ı tekrar okumak ve kısa cevaplarla ilerlemek önemlidir.
Temel belgeler; geçerli pasaport, varsa eski pasaportlar, DS-160 onay sayfası ve randevu çıktısıdır. Bazı vize türlerinde ek program/okul belgeleri gerekir (F1 için I-20 gibi). Belgelerin düzenli ve anlaşılır şekilde sunulması, mülakat sırasında hız kazandırır.
Pasaportunuzun seyahat tarihleriniz için yeterli geçerlilik süresi olmalıdır. Ayrıca pasaporttaki kimlik bilgilerinizin (isim yazımı vb.) DS-160 ile birebir uyuşması çok önemlidir.
Eski vizeler ve seyahat geçmişi, başvurunun “seyahat alışkanlığı” boyutunu destekleyebilir. Schengen, UK, Kanada vb. vizeler her zaman belirleyici olmasa da, düzenli ve sorunsuz seyahat geçmişi olumlu bir çerçeve sunabilir.
ABD vizesinde en çok ağırlık taşıyan konulardan biri; seyahat masraflarınızı karşılayabilecek durumda olmanız ve düzenli bir gelir kaynağı gösterebilmenizdir. Bu noktada belge kalitesinden çok, belgelerin hikâyenizi desteklemesi önemlidir.
Banka dökümü, hesap hareketlerinizin tutarlılığını gösterir. Aniden yatırılan yüksek meblağlar açıklama gerektirebilir. Mümkünse düzenli gelir girişlerini gösteren, gerçekçi bir finansal tablo sunmak daha sağlıklıdır.
Dubai’de çalışıyorsanız maaş bordrosu, iş sözleşmesi ve işveren yazısı (görev/izin bilgisi) faydalıdır. Serbest çalışanlar için ise sözleşmeler, fatura/ödeme kayıtları, şirket lisansı gibi belgeler destekleyici olabilir.
Dubai’den başvuruda BAE statünüz kritik olduğu için, BAE’ye ait belgeleri net biçimde sunmak önemlidir. Bu belgeler, “Dubai’de neden bulunuyorsunuz?” sorusuna güçlü bir cevap verir.
Oturum kartı/Emirates ID gibi belgeler, yasal statünüzü gösterir. Oturumun bitiş tarihi, sponsor bilgisi gibi detaylar başvuru dosyanızın bütünlüğünü etkiler.
Sponsorlu bir statünüz varsa (işveren sponsorluğu gibi) şirket belgeleri veya yazıları faydalı olabilir. Amaç, BAE’deki düzeninizi kanıtlamak ve geri dönüş motivasyonunuzu güçlendirmektir.
Randevu bekleme süresi dönemsel olarak değişir. Bazı dönemlerde kısa sürede tarih bulunabilirken, yoğun sezonlarda haftalar/aylar sonrasına randevu çıkabilir. Bu nedenle ABD seyahati planlıyorsanız, başvuru sürecini son dakikaya bırakmamak daha güvenlidir.
Okul başlangıç dönemleri (F1), yıl sonu tatilleri ve yaz ayları yoğunluğu artırabilir. Bu dönemlerde randevu takvimini daha sık kontrol etmek ve alternatif tarihleri değerlendirmek gerekebilir.
Bazı durumlarda (tıbbi aciliyet, cenaze, acil iş seyahati vb.) hızlandırma/acele randevu talebi mümkün olabilir. Ancak bunun kabulü garanti değildir. Acil talep gerekçesi ve belgelerinizin niteliği belirleyici olur.
ABD vize ücretleri vize türüne göre değişebilir. Buna ek olarak pasaport teslimi (kurye) gibi masraflar da ortaya çıkacaktır. Ücretler genellikle tüm ülkeler için aynı tutardadır.
B1/B2 başvurularında ödenen MRV ücreti, başvuru sürecinin temel maliyetidir. Ücret iade edilmez; bu yüzden DS-160 ve randevu adımlarını tamamlamadan önce bilgilerinizi kontrol etmek önemlidir.
ABD B1/B2 Vize ücreti 2026-2027 yılı için 185$’dır.
Diğer vize türlerinin başvuru ücretleri ise en fazla 300$’a kadar yükselmektedir.
Pasaport teslim yöntemimize bağlı olarak kurye ücreti veya hizmet bedeli çıkabilir. Teslim adresini doğru girmek, ek gecikmeleri ve iade süreçlerini önler.
ABD vizesinde ret sebepleri çoğu zaman tek bir “evrak eksikliği” değildir; başvurunun genel profilidir. Konsolosluk genellikle başvuru sahibinin seyahat amacını, finansmanını ve geri dönüş niyetini birlikte değerlendirir. Bu yüzden ret riskini azaltmanın yolu, dosyanın bütünüyle tutarlı olmasını sağlamaktır.
Seyahat masrafını karşılayacak finansal gücün net görülememesi, ret riskini artırır. Burada “yüksek bakiye” kadar “gelir akışının mantığı” da önemlidir. Ani para girişleri yerine, düzenli bir finansal tablo daha ikna edicidir.
“Ties”, başvuru sahibinin bulunduğu ülkeye geri dönmesini sağlayan bağları ifade eder: iş, aile, eğitim, mülk, uzun vadeli planlar. Dubai’den başvuruda hem BAE bağlarınız (iş/oturum) hem Türkiye bağlarınız (aile, mülk vb.) birlikte değerlendirilir.
214(b), göçmen olmayan vize başvurularında en sık görülen ret gerekçelerinden biridir. Genellikle konsolosluk, başvuru sahibinin ABD’de kalıcı kalma riskinin yeterince elenmediğini düşünür. Bu karar “asla vize alamazsınız” anlamına gelmez; başvuru profilinizi güçlendirmeniz ve daha net bir dosya ile yeniden başvurmanız gerektiğini gösterir.
Red sonrası aynı bilgilerle başvurmak çoğu zaman sonucu değiştirmez. Yeniden başvuru düşünüyorsanız, önce redin muhtemel nedenini analiz etmek gerekir: finansal durum mu zayıftı, bağlar mı net değildi, DS-160’ta mı tutarsızlık vardı? Bu noktada “değişen koşullar” ve daha sağlam belgeler kritik hale gelir.
Tekrar başvurunun nereden yapılacağı, bulunduğunuz ülkeye ve statünüze bağlıdır. Dubai’de oturumunuz ve düzeniniz güçlüyse Dubai’den tekrar başvuru mantıklı olabilir. Ancak kısa süreli statüdeyseniz veya Türkiye’de daha güçlü bir dosya sunabilecekseniz, seçenekleri değerlendirmek gerekir.
Birçok kişi Dubai’den başvurmayı randevu bulunabilirliği üzerinden değerlendirir. Bazı dönemlerde Dubai/Abu Dhabi randevuları daha erken olabilir, bazı dönemlerde ise tersi görülebilir. Burada tek kriter “en erken randevu” değil, sizin statünüz ve dosyanızın nerede daha güçlü göründüğüdür.
İşlem hızları dönemsel dalgalanır. Bu nedenle “Dubai her zaman daha hızlı” veya “Türkiye her zaman daha iyi” gibi genellemeler yanıltıcı olabilir. En doğru yaklaşım, başvuru yapacağınız dönemde randevu takvimini ve kişisel durumunuzu birlikte değerlendirmektir.
Onay oranları ülkelere göre farklılık gösterebilir; ancak bireysel dosya kalitesi çoğu zaman daha belirleyicidir. Dubai’de iyi bir iş/oturum düzeni olan bir başvuru sahibi güçlü görünebilir; aynı şekilde Türkiye’de güçlü bağları olan bir başvuru sahibi de avantajlı olabilir. Sonuç, başvurunun bütününe bağlıdır.
Dubai’de uzun süredir yaşayan, düzenli işi olan ve oturumu güçlü olan başvuru sahipleri için Dubai’den başvurmak pratik ve mantıklı olabilir. Çünkü gelir, iş düzeni ve geri dönüş motivasyonu daha kolay belgelenir.
Düzenli seyahat geçmişi olan, iş gereği sık uçan veya farklı ülkelerde kısa süreli ziyaretler yapan kişiler için Dubai’den başvuru yönetilebilir bir süreç olabilir. Burada önemli olan, seyahat geçmişinin “düzenli ve tutarlı” görünmesidir.
“Kolay” ifadesi çoğu zaman yanlış beklenti yaratır. Dubai’den başvurunun avantajı, bazı dönemlerde randevu bulunabilirliği ve BAE’deki düzeninizi belgeleyebilmeniz olabilir. Ancak konsolosluğun değerlendirme kriterleri değişmez: amaç, finansman ve geri dönüş niyeti.
Tek başına “Dubai’den başvuru yapmak” onay garantisi vermez. Başvuruyu güçlü yapan şey; tutarlı DS-160, sağlam belgeler, net seyahat planı ve ikna edici bağlardır. Bu nedenle odak noktası “hangi ülkeden başvurayım” kadar “dosyamı nasıl güçlendiririm” olmalıdır.
Teknik olarak başvurabilirsiniz; ancak turist statüsünde başvurularda konsolosluk, Dubai’deki bağlarınızı sınırlı görebilir ve Türkiye’ye dönüş motivasyonunuzu daha güçlü kanıtlamanızı bekleyebilir. Eğer turist olarak Dubai’de kısa süreli bulunuyorsanız, randevu/teslim süreçlerinin yetişmesi ve statünüzün sürdürülebilir görünmesi gibi pratik riskleri de hesaba katmanız gerekir.
Kısa süreli ziyaretçiler için en kritik konu, “Dubai’de bulunma nedeni” ve “seyahat planı”dır. Başvuru dosyanız Türkiye’de daha güçlü görünüyorsa, Türkiye’den başvuru da rasyonel bir seçenek olabilir.
Zorunlu değildir; ancak BAE oturum izni, Dubai’den başvuru yapan Türk vatandaşları için çoğu zaman ciddi bir avantajdır. Oturum; iş, gelir ve ikamet düzeninizi somutlaştırır. Oturum yoksa, özellikle bağlar ve finansman kısmında daha güçlü bir dosya kurmanız gerekebilir.
Oturumsuz başvurularda konsolosluk genellikle şu sorulara net yanıt ister: Dubai’de neden bulunuyorsunuz? Ne kadar kalacaksınız? Türkiye’ye (veya yaşadığınız ülkeye) geri dönüşünüzü garanti eden bağlar neler? Bu sorulara açık ve belgelenebilir cevap verebiliyorsanız, oturum olmadan da başvuru yürütülebilir.
Not: Vize süreçleri dönemsel olarak güncellenebilir. Başvuruya başlamadan önce DS-160, randevu ve ödeme ekranlarındaki güncel talimatları mutlaka kontrol edin. Bu rehber, süreci sistematik biçimde anlamanız ve hazırlığınızı doğru kurgulamanız için hazırlanmıştır.
BAE Dubai’de yaşayan ve Emirates ID’ye sahip Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Filipinler vatandaşları için de yukarıda belirttiğimiz şartlar geçerlidir.