Türkiye ile BAE - Dubai Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının kapsamını, stopaj oranlarını, mukimlik belgesinin rolünü ve güncel BAE vergi ortamını resmi kaynaklara dayanarak açıklıyoruz.
Biz Sizi Arayalım

Detaylı bilgi için +90 542 381 3868'i arayın.

Türkiye ile BAE (Dubai) Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması: 2026 Kapsamlı Rehber

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ticari ve yatırım ilişkileri her geçen yıl güçlenirken, aynı gelirin iki ülkede birden vergilendirilmesi riski yatırımcıların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. İki ülke arasında yürürlükte olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (ÇVÖA), bu riski ortadan kaldırarak Türk girişimciler, serbest meslek erbabı ve şirketler için öngörülebilir bir vergi ortamı sağlar. Bu rehberde anlaşmanın kapsamını, stopaj oranlarını, mukimlik belgesinin rolünü, işyeri kavramını ve güncel BAE vergi ortamını resmi kaynaklara dayanarak adım adım açıklıyoruz.

İçindekiler

1. Anlaşmanın Hukuki Dayanağı ve Yürürlük Tarihi

Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması 29 Ocak 1993 tarihinde imzalanmıştır. Anlaşma, 27 Aralık 1994 tarihli ve 22154 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 26 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe girmiş ve hükümleri 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Anlaşma, taraflardan biri feshetmediği sürece yürürlükte kalır; bu da yatırımcılara uzun vadeli bir hukuki güvence sunar. Uluslararası vergi hukukunda ÇVÖA'lar, iç mevzuata göre öncelikli olarak uygulandığından, Türkiye ile BAE arasında gerçekleşen sınır ötesi işlemlerde bu anlaşma hükümleri belirleyici konumdadır.

2. Anlaşmanın Kapsamı ve Amacı

Anlaşma, iki devletten birinin veya her ikisinin mukimi olan gerçek ve tüzel kişilere uygulanır. Temel amacı, aynı gelir unsurunun hem Türkiye'de hem de BAE'de vergilendirilmesini önlemek ve vergilendirme yetkisini gelirin türüne göre paylaştırmaktır. Anlaşma kapsamına Türkiye tarafında gelir vergisi ve kurumlar vergisi; BAE tarafında ise gelir ve kurumlar vergisi girer. Çifte vergilendirme, uluslararası faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler açısından maliyetleri artıran önemli bir engeldir; anlaşma bu engeli kaldırarak iki ülke arasındaki doğrudan yatırımların ve ticari akışın gelişmesini destekler.

Anlaşmadan Kimler Yararlanabilir?

Anlaşmadan; Türkiye'de yerleşik olup BAE'de gelir elde eden kişiler, BAE mukimi olup Türkiye kaynaklı gelir elde eden şirketler ve iki ülke arasında ticaret yapan işletmeler yararlanabilir. Örneğin BAE'de kurulu bir şirketin Türkiye'deki bir müşteriye verdiği hizmet karşılığında elde ettiği gelir ya da bir Türk yatırımcının Dubai'deki iştirakinden aldığı temettü, anlaşma hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Yararlanmanın ön koşulu, gelirin elde edildiği ülkeye geçerli bir mukimlik belgesi ibraz edilmesidir.

3. Mukimlik Kavramı ve Mukimlik Belgesinin Önemi

Mukimlik, bir kişinin vergisel açıdan hangi ülkenin "mukimi" (yerleşiği) sayıldığını belirler. Bir gerçek kişi her iki ülkede de mukim kabul ediliyorsa, daimi olarak kalabileceği meskenin bulunduğu devlet esas alınır; her iki devlette de meskeni varsa kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu devlet (hayati menfaatlerin merkezi) belirleyici olur. Bu kriter de yeterli olmazsa mutat olarak oturulan devlet ve nihayet vatandaşlık dikkate alınır.

Anlaşmanın sağladığı indirimli oranlardan yararlanabilmek için, BAE mukimi kişilerin Türkiye'deki vergi sorumlularına mukimlik belgesi (Tax Residency Certificate) ibraz etmesi gerekir. Belgenin aslı ile noter veya Türk konsoloslukları tarafından onaylı Türkçe tercümesi sunulmadığı takdirde iç mevzuat hükümleri, yani indirimli olmayan oranlar uygulanır. Bu nedenle mukimlik belgesinin güncel ve eksiksiz olması, stopaj avantajından yararlanmanın en kritik adımıdır.

4. Stopaj Oranları: Temettü, Faiz ve Gayrimaddi Hak

Anlaşma, temettü, faiz ve gayrimaddi hak bedelleri için kaynak ülkede uygulanacak azami stopaj oranlarını belirler. Gerçek lehdarın karşı ülke mukimi olması ve mukimlik belgesini ibraz etmesi halinde aşağıdaki üst sınırlar geçerlidir. Bu oranlar, kaynak ülkenin vergilendirme yetkisini sınırlar ancak gelirin mukim ülkede de beyan edilmesi gerekebilir.

Gelir TürüAnlaşma MaddesiAzami Stopaj Oranı
Temettü (kamu kurumu lehdar)Madde 10%5
Temettü (en az %25 iştirak)Madde 10%10
Temettü (diğer durumlar)Madde 10%12
FaizMadde 11%10
Gayrimaddi hak bedeli (royalty)Madde 12%10

Bir örnekle açıklamak gerekirse; Türkiye'de kurulu bir şirketin sermayesinin en az %25'ine sahip BAE mukimi bir şirkete dağıttığı temettüde kaynakta uygulanacak stopaj oranı %10'u aşamaz. Bu oranlar, kurumlar vergisi ve genel vergi planlaması açısından belirleyicidir. BAE'deki kurumlar vergisi uygulamasını daha ayrıntılı incelemek için Dubai'de kurumlar vergisi rehberimizi inceleyebilirsiniz.

5. İşyeri (Daimi İşyeri) ve Ticari Kazançlar

Bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü sabit yer "işyeri" (daimi işyeri) olarak kabul edilir. Yönetim yeri, şube, büro, fabrika ve atölye gibi yerler işyeri kapsamındadır. Anlaşmaya göre bir Türk teşebbüsünün kazancı, BAE'de bir işyeri aracılığıyla faaliyet göstermediği sürece yalnızca Türkiye'de vergilendirilir. İşyeri oluşması halinde ise yalnızca bu işyerine atfedilebilen kazanç kaynak ülkede vergilendirilebilir.

Bu nedenle BAE'de fiziki bir yapı kurmadan uzaktan hizmet veren işletmelerin vergisel yükümlülüğü genellikle Türkiye'de doğar. Daimi işyeri eşiğinin doğru değerlendirilmesi, sınır ötesi hizmet veren dijital ve danışmanlık şirketleri için özellikle önemlidir; aksi halde beklenmedik bir vergi yükü ile karşılaşılabilir.

6. Gayrimenkul ve Serbest Meslek Kazançları

Anlaşmaya göre bir Akit Devlet mukiminin diğer devlette bulunan gayrimenkulden elde ettiği gelir, gayrimenkulün bulunduğu devlette vergilendirilebilir. Yani Türkiye'de bulunan bir taşınmazdan elde edilen kira geliri Türkiye'de, BAE'de bulunan taşınmazdan elde edilen gelir ise BAE'de vergilendirme yetkisine tabidir.

Serbest meslek kazançlarında ise, kişinin faaliyetini diğer devlette sabit bir yer aracılığıyla veya belirli bir süreyi aşacak şekilde icra etmesi halinde o devlete de vergilendirme hakkı doğabilir. BAE'de ifa edilen hizmetler karşılığında Türkiye'den elde edilen ücretlerin Türkiye'de vergiye tabi tutulmaması için, kişinin BAE mukimliğini kanıtlayan belgeyi vergi sorumlularına ibraz etmesi gerekir.

Uygulamada, dar mükellefiyet ve tam mükellefiyet ayrımı da bu noktada devreye girer. Türkiye’de yerleşik (tam mükellef) bir kişi dünya genelindeki gelirleri üzerinden Türkiye’de vergilendirilirken, dar mükellefler yalnızca Türkiye kaynaklı gelirleri için vergilendirilir. BAE’de yaşayıp Türkiye ile bağını koruyan kişilerin mukimlik durumunu net biçimde belirlemesi, hangi ülkenin vergilendirme yetkisine sahip olduğunu tespit etmek açısından belirleyicidir.

7. Çifte Vergilendirmenin Önlenme Yöntemleri ve Bilgi Değişimi

Anlaşmanın 23. maddesine göre Türkiye mukimleri için çifte vergilendirme mahsup yöntemiyle önlenir: BAE'de elde edilen gelir üzerinden ödenen vergi, Türkiye'de aynı gelir üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilir. Böylece aynı gelir üzerinden iki kez vergi ödenmesi engellenir. BAE yönünden ise çifte vergilendirme kendi genel prensipleri çerçevesinde giderilir.

Ayrıca anlaşma, iki ülkenin yetkili makamları arasında bilgi değişimini ve karşılıklı anlaşma usulünü düzenler. Bu sayede vergiden kaçınma ve kayıt dışılığın önlenmesi hedeflenirken, mükelleflerin anlaşmaya aykırı bir vergilendirmeyle karşılaşması durumunda başvurabileceği bir çözüm mekanizması da sağlanır.

8. Güncel BAE Vergi Ortamı (2026)

Anlaşmanın imzalandığı dönemde BAE'de kurumlar vergisi bulunmuyordu. Ancak BAE, Haziran 2023'ten itibaren federal kurumlar vergisi uygulamasına geçmiştir. Güncel durumda, yıllık 375.000 AED'ye kadar olan vergiye tabi kazanç %0, bu tutarı aşan kısım ise %9 oranında kurumlar vergisine tabidir. Ayrıca 2018'den bu yana %5 oranında KDV (VAT) uygulanmakta olup, zorunlu KDV kayıt eşiği yıllık 375.000 AED'dir.

Belirli serbest bölge şirketleri, nitelikli gelirleri için %0 kurumlar vergisi avantajından yararlanmaya devam edebilir. Bu statünün şartları ve nitelikli faaliyetler önem taşıdığından, ayrıntılar için Nitelikli Serbest Bölge Kişisi (QFZP) rehberimize göz atabilirsiniz. BAE'nin bu yeni vergi rejimi, anlaşmanın uygulanmasında belge ve beyan yükümlülüklerini daha da önemli hale getirmiştir.

9. Vergi Planlaması ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anlaşmadan yararlanmak isteyen mükelleflerin güncel mukimlik belgesini eksiksiz temin etmesi, gelir türünü (temettü, faiz, gayrimaddi hak, ticari kazanç, serbest meslek) doğru sınıflandırması ve transfer fiyatlandırması kurallarına uyması önemlidir. BAE'nin kurumlar vergisi rejimine geçmesiyle birlikte belge ve beyan yükümlülükleri artmış; ekonomik öz (substance) kriterleri daha fazla önem kazanmıştır. Yanlış yapılandırma, hem Türkiye hem de BAE tarafında ceza ve gecikme faiziyle sonuçlanabilir. Bu nedenle her somut durumun, iki ülke mevzuatına hâkim uzman bir danışman eşliğinde değerlendirilmesi önerilir.

Sonuç olarak Türkiye–BAE Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması, iki ülke arasında faaliyet gösteren yatırımcılar için hem maliyet avantajı hem de hukuki öngörülebilirlik sağlar. Anlaşmanın doğru uygulanması; mukimlik belgesinin temini, gelir türünün doğru sınıflandırılması ve BAE’nin güncel kurumlar vergisi rejimine uyum ile mümkündür. Profesyonel danışmanlık bu süreçte hem uyum riskini azaltır hem de mevcut vergisel avantajlardan tam olarak yararlanmayı sağlar.

Bilgilendirme: Bu içerikte yer alan oran, tutar ve eşik gibi sayısal veriler Temmuz 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır ve zaman içinde değişebilir. En güncel oran ve tutarlar için Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), BAE Federal Vergi Dairesi (FTA) ve ilgili resmi kurumların web sitelerini kontrol etmenizi öneririz.

Kaynakça

  1. T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) – Türkiye–BAE Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Metni, gib.gov.tr
  2. Birleşik Arap Emirlikleri Resmî Devlet Portalı ve Federal Vergi Dairesi – Kurumlar Vergisi ve KDV, u.ae / tax.gov.ae

Ücretsiz Ön Değerlendirme Alın

Süreç, maliyet ve gerekli belgeler konusunda size özel bir ön değerlendirme almak için uzman ekibimizle iletişime geçin. Formu doldurun, 24 saat içinde dönüş yapalım.

Sıkça Sorulan Sorular ve Cevaplar

Anlaşma 29 Ocak 1993 tarihinde imzalanmış, 27 Aralık 1994 tarihli ve 22154 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 26 Aralık 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hükümleri 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

Gerçek lehdarın karşı ülke mukimi olması halinde temettülerde azami stopaj; kamu kurumu lehdar için %5, en az %25 iştirak payı olan şirket için %10 ve diğer durumlarda %12 olarak belirlenmiştir (Madde 10).

Anlaşmanın 11. ve 12. maddelerine göre, gerçek lehdar karşı ülke mukimi ise faiz ve gayrimaddi hak bedeli ödemelerinde azami stopaj oranı %10'dur.

Evet. BAE mukimlerinin Türkiye'deki vergi sorumlularına mukimlik belgesinin aslını ve noter ya da Türk konsolosluğunca onaylı Türkçe tercümesini ibraz etmesi gerekir. Belge sunulmazsa iç mevzuattaki (indirimli olmayan) oranlar uygulanır.

Temmuz 2026 itibarıyla BAE'de yıllık 375.000 AED'ye kadar kazanç %0, bu tutarı aşan kısım %9 kurumlar vergisine tabidir. KDV oranı ise %5'tir. Oranlar değişebileceğinden resmi kurum sitelerinden teyit edilmelidir.

Yazan Int. Finance & Tax Consultant · ·
Hukuki İncelemeRARabia KahramanAvukat · Aydın Barosu Sicil No: 3136Uluslararası Ticaret ve Vergi Hukuku Uzman Avukatı

Talep Formu Gönder

Hizmet taleplerinizi iletmek için formu doldurun.Talep Formunu Gönder

Hemen Arayın

Bilgi ve Fiyat için bizleri hemen arayın.Hemen Arayın

© 2026 World Company Setup & Corporate Services